Kayıtlar

deneme etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

tek soru çok cevap

Hayallere giden yol mu güzeldir yoksa bizatihi hayaller mi? 1.dir çünkü hayal dediğimiz şey kazanınca mutluluk ve başarı hissi veren fakat zamanla kendisinden uzaklaştığımız ve bizi tatmin etmeyen şey olur. İnsanlar hayale kavuşmalarından ziyade geriye dönüp bakınca o hayale giden yolları anıp yad ederler. O yol ki insana bir amaç verir, uğraştırır. İnsanı boşluğa düşme hissinden kurtarır, ve yorucu da olsa hayalin gerçekleşmesini arzulayarak yoluna çıkan engelleri bir bir aşmaya çalıştırır. Bizi mutlu eden de budur. Emeklerimizle kazandığımız mala daha değer veririz ve daha sevip sahipleniriz bunun sebebi, o ürünün içinde bizim emeğimiz yani hayale giden yollardaki uğraşlarımız vardır. Bizi memnun ve tatmin eden budur.  2.dir çünkü bizim amaçladığımız uğruna yorulduğumuz ve emek sarfettiğimiz şey bizatihi o hayaldir zaten. Onun uğruna gecemizi gündüzümüze kattığımız ve emek sarfettiğimiz için değerli ve önemli olan şey hayallerimizin ta kendisidir. Bunun için değerli olan o hayali...

1.yıla doğru

 Blogumuzda 1.yıla yaklaşırken uzun bir aradan sonra bir yazı paylaşmak istiyorum. Bence herkesin kendi görüşlerini ve tecrübelerini aktarabileceği bir konu hakkında. Eskiye özlem, eskiler mi güzeldi yoksa eskiden mi güzeldik? tarzı bir başlık altında konuşabileceğimiz bir konu... İ nsan geçmişte o gün mutlu olmasa bile ilerleyen günde/senede o eski günü özlüyor ya, tuhaftır bence bu olay. Belki de geçmişte geleceği bilmediğimizden stresliyizdir ama bugün o derdimizin sonucunu bildiğimizden veya da o günün detaylarını unuttuğumuzdan iyi yada kötü o günleri özlüyoruzdur. Genelde kötü geçen bir dönemin için de de olsa, özlediğimiz şey sanki o kötü-stresli dönemin içindeki bir kaç güzel şey oluyor. Hiç kendini hayatındaki en kötü günlerinden birinde olduğunu düşünen kişi o kötü günü / kötü anıları özler mi? Bence özlese bile başka değişkenlere bağlı olarak özler o olayı değil. Mesela ilkokuldaki bizatihi rezil olduğumuz veya kötü hissettiğimiz anı özlemeyiz özlediğimiz genel olarak ...

Oruç Ayı : Ramazan

Maddiyatın sınırlandırılıp, maneviyatın bir kere daha üstün olduğunu gösteren o ulvi ibadet. Maddiyatın dahilindeki insanın, yine maddiyat bünyesindeki diğer tüm canlı ve hayvanlardan üstün olduğunun nişanesidir oruç. Yeme, içme, üreme... evrimsel amacın yapıtaşları olan bunları, oruç; sizin hayatta bunlardan daha üstün ve önemli bir amacınız var dercesine uyarır bizleri... Genel kanının aksine sadece aç, susuz kalmak hele hele fakirleri anlamak Ramazanın amacı değildir. Evet, bu dediklerime orucun katkısı şüphesiz vardır. Ama orucun asıl amacı insanın kendini, maddi gereçlerden, manevi sebeplere yöneltmesidir. Yani bu ay, ruhları ve bilinci maddi zevklerden bir anka kuşuymuşcasına uçup uzaklaştırmayı, içinde bulunduğumuz günleri daha çok ibadet, amel ve ilim ile geçirip insanı Allah'a yakınlaştırmayı kendine bir vazife bilmiştir. -A.Ç  

Aynalar ve kalemler

 Her gün aynaya bakıyor musunuz diye sorsam ne derdiniz. Bir çok kişi evet demekle beraber nedeni de sorulsa muhtemelen kendimize bakmak için der. Artık bu o kadar yaygınlaşmıştır ki insanlar aynaya bakmayı kendilerine bakmak olarak zannetmektedir. Kendinizin dışarıdan olan görünümüne bakmak aslında kendiniz ile alakalı pek bir şey ifade etmez. Çünkü toplum tarafından değerlendirilen asıl şey sizin mesleğiniz ve kişiliğinizdir. Sizin toplumdaki statü ve mevkinizi ayarlayan şey, insanların sizin hakkınızdaki düşünceleri, davranışları vs. hepsi iki şeyden kaynaklanır aslında 1- akıl (başarı/meslek/statü) 2- kişilik (karakter/davranış/ahlak) Akıllı kişi güzel bir bilgi birikimi ve mesleğe sahiptir. Bilginin entelektüel değerinden yararlanır ve toplumda saygı duyulur. Ve karaktersiz bir kişiyseniz istediğiniz kadar akıllı olun ama bir yere kadar sevilip sayılırsınız çünkü ahlaksız diye nitelendirilen bir hareketi yapmanız kariyerinizin bitimine bile sebep olabilir. Yani baktığınızda as...

Edebiyat ve toplum ilişkisi

Edebiyat, insanların duygu ve düşüncelerini estetik bir şekilde söz ve yazıyla anlatan bir sanat dalıdır. Bu şekilde baktığımız zaman her İnsanın kendi duygu ve düşünceleri vardır ve bunları aktarmak ister. Bu adeta doğal bir ihtiyaç gibidir çünkü her insan anlaşılmak ister. Bunu da yapmanın en tabi yolu edebiyattan geçer. Bireylerin bu şekilde kendi düşüncelerini anlatıp, aktarmasıyla toplumdaki düşünceler şekillenir.  Toplumdaki düşünceleri şekillendirmede edebiyatın katkısı sadece bu değildir. Bir ideoloji ve fikir çıktığında da bu pat diye yayılmaz yine edebiyat yoluyla olur. İdeolojilerin yazıldığı eserler ve bu eserlerin okunmasıyla ideolojiler yayılır.  Bundan dolayı toplumu etkilemenin ve fikirlerin yayılmasında da en önemli yol edebiyattır. Toplum fikirleri ve düşünceleri sayesinde ayakta kalır ve bunların hepsi edebiyatla olur desek yanlış olmaz. Bir toplumda yaşanan bir ideoloji diğer toplumları etkiliyorsa yine bunun en büyük aracısı edebiyattır. Toplum içi de topl...